Altı Aylık Üçüzlerle Beni Yalnız Bıraktı, Döndüğünde Onu Bekleyen Sürpriz Hayatının Dönüm Noktası Oldu
Murat’ın eve adım attığı anda keyfi yerindeydi. Tatilden yeni dönmüş olmanın rahatlığıyla valizini kapının yanına bıraktı. Ancak mutfaktan gelen konuşma seslerini duyunca duraksadı. İçeri girdiğinde gözleri masanın başındaki adama takıldı.
Karşısında kayınpederi ya da kayınvalidesi yoktu.
Masada, yıllarca birlikte çalıştığı ve büyük saygı duyduğu eski patronu Selim Bey oturuyordu. Önünde kalın bir dosya, faturalar ve düzenli şekilde sıralanmış belgeler vardı.
Murat şaşkınlıkla sordu:
“Selim Bey… Siz burada ne yapıyorsunuz?”
Selim Bey sakinliğini bozmadan ayağa kalktı.
“Hoş geldin Murat. Umarım tatilin güzel geçmiştir. Çünkü bu evde kalan insanların son altı ayı seninki kadar dinlenerek geçmedi.”
Murat’ın yüzündeki ifade sertleşti. Bana dönerek,
“Bunu sen mi ayarladın?” dedi.
Sessizce başımı salladım.
“Evet. Sana defalarca ne hissettiğimi anlatmaya çalıştım ama beni dinlemedin. Belki değer verdiğin birinin sözleri seni düşündürür diye böyle bir yol seçtim.”
Murat itiraz etmeye çalıştı.
“Bu bizim aile meselemiz. Başkasını karıştırmamalıydın.”
Selim Bey dosyayı önüne çekerek söz aldı.
“Tam da aile meselesi olduğu için buradayım.”
Dosyadan tek tek belgeler çıkardı. Üçüzlerin beslenme programları, doktor randevuları, gece kaç kez uyandıklarıyla ilgili notlar, market fişleri, faturalar ve ev için yapılan tüm harcamalar…
Murat şaşkınlık içinde evraklara baktı.
“Bunların anlamı ne?”
Selim Bey hafifçe gülümsedi.
“Yıllarca şirket yönettim. İş gücü planlamasını da maliyet hesabını da iyi bilirim. Sen eşinin bütün gün evde oturduğunu düşünüyorsun. Oysa yaptığı işleri ücretli çalışanlara yaptırmak istesen kaç kişiye ihtiyaç duyacağını hiç hesapladın mı?”
Odada derin bir sessizlik oluştu.
“Bir gündüz bakıcısı, bir gece bakıcısı, temizlik personeli, aşçı, çamaşır ve ev düzeninden sorumlu biri… Üstelik bunların hepsi üç bebeğin bakımını üstlenecek.”
Murat’ın söyleyecek sözü kalmamıştı.
Selim Bey dosyadaki son sayfayı gösterdi.
“Yaptığım hesaplamaya göre eşinin üstlendiği tüm bu işlerin aylık ekonomik değeri, senin maaşını bile aşıyor. Ama mesele para değil.”
Murat ilk kez gözlerini kaçırdı.
Ben sakin ama kararlı bir sesle konuştum.
“Ben senden hiçbir zaman kazandığın parayı istemedim. Bana ortak olmanı, çocuklarımızın babası olmanı ve emeğime saygı duymanı istedim.”
Bu kez odadaki sessizlik çok daha ağırdı.
Murat başını öne eğdi. Gururu hâlâ onu konuşmaktan alıkoyuyordu. Fakat ilk kez, sorunun benim söylediklerim değil, kendi davranışları olduğunu fark etmeye başlamıştı. Selim Bey ise dosyayı kapatırken son cümlesini söyledi:
“İyi bir aile, tek kişinin omuzlarında kurulmaz Murat. Eşini yalnız bıraktığında sadece onu değil, çocuklarını ve kendi yuvanı da yalnız bırakmış olursun.”